27 Nisan 2011 Çarşamba

Bilmek ya da Bilmemek İşte Bütün Mesele Bu!

Bilgisayarı kullanmak insana bazen eziyet gibi gelir, özellikle bazı yazılımları kullanırken sanki kendi kafasına göre hareket ediyormuş gibi hissedersiniz ve kontrolün sizde değil de, onda olduğuna inanırsınız. Bu, birçok teknoloji kullanıcısının başına gelir, sebebi ise kullandığınız teknolojinin komut sistemini iyi bilmemenizdir. Örnek verecek olursak, aslında hiçbir bilgisayar yazılımı durduk yere sizin yerinize karar vermez, çizmek istediğiniz bir çizgiye “aslında bunu biraz yukarı alsak daha iyi durur!” ya da hesapladığınız bir değere “bunu 1,5 ile çarpalım ne olur ne olmaz!” demez. Bu sıkıntılı, bazen de eziyet gibi gelen durumların çözümü “bilgi” ve “bilmek”de gizlidir.

Bilginin büyüğü, küçüğü, basiti, karmaşığı olmaz. Size karmaşık gelen bilgiler sonuçta daha basit alt bilgilerden oluşmaktadır. Bununla birlikte mevcutta sahip olduğunuz bilgi ve deneyim yapısında, yeni öğrendiğiniz bilginin nasıl bir boşluğu dolduracağını ve size ne gibi kazanımlar sağlayacağını tahmin edemezsiniz. Bilgiyi almak, özümsemek, öğrenmek, yorumlamak ve bilmek, her “bilinmeyen bilgi” için aynı derecede önemlidir. Bu nedenle “blog” sayfamda her türlü bilgiyi, ihtiyaç duyulma seviyesini tahmin ederek, sizlerle paylaşmaya çalışıyorum ve şuna inanıyorum; “Bilgi paylaşıldıkça çoğalır”.

Çağımızda karmaşık sistemlerin çözümleri daha az karmaşık teknolojiler ile sağlanmaktadır ama bu daha az karmaşık çözümlerin bile öğrenmeniz gereken yeterince fazla özelliği vardır. Eğer hayatınızı sürdürmek için bu tip ihtiyaçlarınız yoksa, sadece “evinizdeki televizyonun kanallarını ayarlama ve saklama” gibi karmaşık bir işi öğrenip hayat boyu kenara çekilebilirsiniz. Eğer profesyonel yaşamda yer alan bireylerden biriyseniz durumunuz daha zor.

İster ofis çalışanı olun, ister saha, isterseniz çalışmayın; teknolojinin getirdiklerine ayak uydurmak zorundasınızdır. Bir nedenle, yeni donanımları, yeni yazılımları, yeni ekipmanları ve makineleri kullanmayı bilmelisiniz. Bildikçe güçlenirsiniz. Francis Bacon’ın dediği gibi; “Bilgi güçtür”. Diğer taraftan, bildiğiniz gibi, güç; iş yapabilme yeteneğidir. “İş” ise ayrı bir kavramdır. Makul olan, yeterli güç ile istenilen işin yapılabilmesidir.

Uzun lafın kısası; her gün hayatımıza, kullanmakta veya anlamakta zorlandığınız yeni teknolojiler girmektedir. Dünyadaki milyonlarca yıllık doğal seçilim süreci, organizmaların yaşama ve üreme şanslarının yüksekliği, artık dış çevreye uyum konusunda daha elverişli özelliklere sahip organizmalar ile bu elverişli özelliklere sahip olmayan diğer bireyler arasında değil, bilen ve bilmeyen arasında gerçekleşmektedir.

Güç bizimle olsun!


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme